Sizin Katkınız Ne?

Son zamanlarda PDR alanıyla ilgili bazı olumsuz yazılar yazıldı. Bizler, yazanlara, aydınlatıcı yazılar yazarak(1) doğru düşünmediklerini dile getirdik. Ancak, yazılanlar tamamen yanlış mıydı?!

Sizin Katkınız Ne? PDR Eğitim Okul

14.04.2007 tarihinde Özel Battalgazi Bilim İlköğretim Okulunun davetlisi olarak Malatya’ya konferans için gelen Tük PDR-DER başkanı Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak ile biz de sitemiz adına bir röportaj yapma fırsatı bulduk. Sitemiz genel sorumlularından Ahmet Duman ile sorduğumuz sorulara Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak içtenlikle cevap verdi. Birçok konuda konuşma fırsatı bulduk.

Konuşmamızda, özellikle alana sahip çıkma, alan adına bir şeyler yapma konularında bir takım sıkıntılarımız olduğu konusu üzerinde durduk.

Son zamanlarda PDR alanıyla ilgili bazı olumsuz yazılar yazıldı. Bizler, yazanlara, aydınlatıcı yazılar yazarak(1) doğru düşünmediklerini dile getirdik. Ancak, yazılanlar tamamen yanlış mıydı?!

“Ne yazık ki olumsuz bazı örneklerin çok genellendiğini görüyoruz. Ben hep öğrencilerime söylüyorum, ‘siz sadece kendinizi değil, bir mesleği temsiz ediyorsunuz.’ Çok iyi modeller olmalıyız ki mesleğimizin doğru algılanmasını sağlayabilelim. . Maalesef, bir yüz tane olumlu örnek ile bir tane olumsuz örneği silemiyoruz. Dışarıda bakanlar bizi odası olan, çay kahvesi önüne gelen, iş yapmayan olarak görebilir. Bunun için hepimize sorumluluk düşüyor, biz kendimizi doğru ifade etmeliyiz, olumlu örnek olmalıyız. Biz kendimizi yaptıklarımızla kanıtlamak zorundayız” diyor Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak.

Bizler ne yapıyoruz? Psikologların çoğu mezun olur olmaz derneklerine üye olmaktalar. Bizim meslektaşlarımızın çoğu derneğimizin çalışmalarını yeterli bulmayıp beğenmezken,(2) aynı zamanda meslektaşlarımızın çoğu da derneğimize üye değil.(3)

Herkes derneğin yönetimini beğenmeyebilir. Bu normaldir. Ancak, dernek alanın sivil toplum kuruluşu. Alan adına çaba sarfediyor. Beğenmeyen gider daha iyisini yapar diye düşünüyorum.

Yok “ben hem eleştirim; hem de üye olmam” deniyorsa, yazıklar olsun derim ben…

Bir meslek örgütünün kaliteli bir yapıya kavuşabilmesi için, maddi anlamda yeterli bir güce ve üye sayısı anlamında nitelikli bir kalabalığa sahip olması gerekir. Bu da üniversiteden mezun olur olmaz derneğe üye olmayı gerektir.

Bakın derneğimiz oda olma konusunda TBMM’ye taslak sundu. Bizler, daha iyiye gitmeyi hedefliyorsak, elimizi taşın altına sokacağız. Önce derneğimize üye olacağız ve sahip çıkacağız. Elimizden geliyorsa, derneğin çalışmalarına aktif katılacağız. Bence doğrusu bu…

Eleştiri elbette olmalı. Ama eleştiride tutarlı olunmalı. Hem eleştirmek, hem katkı sağlamak doğru mu sizce?
Lütfen, düşünelim biraz… Biz alan adına ne yapıyoruz? Alana katkımız ne? Yoksa alana katkımız sadece mesleği icra etmek mi?

Benim iki temennim var:
>> Her ilde Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği’nin şubelerinin açılması,
>> PDR Meslek Odası Kanununun çıkması

Eşref Bolukçu
Psikolojik Danışman

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Twitter'da Takip Et

Portal Scripti: Medya İnternet