Biz Rehber Öğretmenler Psikolojik Danışmanız

Meslektaşlarımın çoğu "Psikolojik Danışman" ünvanını kullanıyor. Doğru da kullanıyor. Çünki, biz "Psikolojik Danışman"ız, MEB'de "Rehber Öğretmen" olarak çalışıyoruz.

Biz Rehber Öğretmenler Psikolojik Danışmanız PDR Eğitim Okul

Hergün kavga eden öğrenciler... İntahar girişiminde bulunanlar, zararlı madde kullananlar... Çocuklarına zaman ayırmayan, ayıramayan veya ayırmayı bilmeyen anne babalar... Toplumun içine düştüğü stres, gerilim... İletişim araçlarının körpe beyinler üzerindeki yıpratıcı etkisi...

Evet, günlük hayata baktığımızda hiç de yabana atılacak bir değerlendirme değil bu bakış...  Ama, ben iyimser bakıyorum. Tablonun çok da vahim olduğunu düşünmüyorum...

Sorunun çözümü için aslında bir toplumsal seferberlik gerekir...

Özele inelim. Bizler yani, MEB'de "rehber öğretmen"diğer çeşitli kurumlarda ise farklı isimlerle çalışan "Psikolojik Danışman"lar.

Meslektaşlarımın çoğu "Psikolojik Danışman" ünvanını kullanıyor. Doğru da kullanıyor. Çünki, biz "Psikolojik Danışman"ız, MEB'de "Rehber Öğretmen" olarak çalışıyoruz.

Gelelim asıl meseleye...

Evet çoğumuz olması gereken ünvanı kullanıyoruz ancak, ne kadarımız "Psikolojik Danışman"lık yapıyor.

Bizler, bize "rehberlikçi" denilmesini istemiyorsak, ki bu bazen aşağılama anlamında kullanılır, iyi bir "Psikolojik Danışman" olmalıyız.

 

"Amacım bağcıyı dövmek değil, üzüm yemektir". Amacım eleştirmek değil, kendimizi biraz düşünmeye sevketmektir.

Ben meslektaşlarımı biraz düşünmeye davet ediyorum. Ne kadar "psikolojik danışma" yapıyoruz? Bir eğitim öğretim yılı boyunca yapılan "psikolojik danışma" sayısı ne kadar?

Ben, "biz psikolojik danışmanız, rehber öğretmen değiliz" diyen ve "psikolojik danışmanlık" yapan herkese saygı duyuyorum. Ancak, "biz psikolojik danışmanız" deyip sadece "rehber öğretmenlik" yapanları eleştiriyorum.

 

Bu arada biz, bize "psikolojil danışman" olarak daha çok ihtiyacın olduğunu düşünürken, sanki YÖK bizi "rehber öğretmen" yapmak istiyor. Lisans programında yapılan değişiklikler bunu gösteriyor. MEB de farklı bakmıyorz gibi geliyor bana.

Lütfen, biz psikolojik danışmanız ve psikolojik danışmanlık yapmalıyız. Başta da belirttiğim gibi artan sorunların çözümü için bu gereklidir. "Rehber öğretmen"liği herkes, her öğretmen yapabilir. Toplumda artan sorunların çözümünün kendi paylarına düşen kısmını psikolojik danışmanlar çözebilir.

Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini yeniden ele almalı ve düzenlemelidir. Biz rehber öğretmenlik kadrosunda çalışanları, psikolojik danışman olarak aktif çalıştıracak radikal çözümler üretmelidir. Çözüm budur. Sorunların çözümünde MEB'e  düşen görevler ancak bu şekilde daha çok sonuç verebilir. Yoksa, rehber öğretmenlik kadrolarına alan dışında mezunları atamayla ya da üç ayda yetiştirilenlerle olmayacak.

Bu arada, alandışından atananlardan bizden daha iyi "psikolojik danışmalık" yapan arkadaşlarımı da anmadan geçemeyeceğim. Mesele bakış açısyla ilgili. Yoksa alandışından atananlara bir eleştirimiz yoktur.

Lütfen özdeğerlendirme yapmaktan geri durmayın. Ancak, bu şekilde daha güzel yarınlar görebilme fırsatımız olacaktır.

 Bu yazıyı eleştirmek için yazmadım. Çözüm için fikrimi ve bakış açımı ortaya koymaya çalıştım.

Ve yazıma oumlu-olumsuz eleştirilerinizi bekliyorum

Eşref Bolukçu
Psikolojik Danışman

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Twitter'da Takip Et

Portal Scripti: Medya İnternet