Bir Yaşantı ve Anne Babalara Tavsiyeler

Okula yeni gelmiş odamda o gün yapacağım çalışmaların plânlamasını yapıyordum. Kapı çaldı ve içeriye bir kişi girdi. Bana fırsat vermeden:

Bir Yaşantı ve Anne Babalara Tavsiyeler Anne Baba Rehberi

Okula yeni gelmiş odamda o gün yapacağım çalışmaların plânlamasını yapıyordum. Kapı çaldı ve içeriye bir kişi girdi. Bana fırsat vermeden:
- Ben yer gösterip oturmasını sağladıktan sonra adam sözüne devam etti.
Hocam, çocuğumu öğretmeni dövmüş.
- Hocam, böyle olmaz. Ne hakla öğretmen çocuğumu döver. 
Baba çok heyecanlı ve sinirli. Yatıştırdıktan sonra söze devam ettik:
- Çocuğunuzun ismi ne, hangi sınıfta?
- Hocam 4. sınıfta
- Sabahçı mı, öğlenci mi?
- Sabahçı.

Bilgisayarda kayıtlara bakıyorum.
- Beyefendi çocuğunuz 4. sınıfta değil 5. sınıfta. Ayrıca, öğleden sonra derse giriyor.
Bu konuşmalardan sonra adam biraz sakinleşiyor. Tabii ki konuşmamız devam ediyor… (Bu arada sınıf öğretmeniyle görüşmemde, öğrencinin o gün hiç okula gelmediği ortaya çıkıyor. Daha doğru okula uğrayıp derse girmeden gitmiş)
Öğrencimin babası, onun deyimiyle, öğretmenden hesap sormaya gelmişti. Ama, farlı bir durum ortaya çıktı.
Bu yaşananlar uç nokta olarak görülüyor. Ancak, bu durumda olan çok sayıda anne babanın olduğu bir gerçek.
Bu olayı okuyan herkes kendine göre bir ders çıkaracaktır elbet. Ben de kendime bir ders çıkardım: “Anne baba eğitim seminerlerini daha çok yapmak”
Ben bu velimiz ile yaptığım görüşme sonunda ona bazı tavsiyelerde bulundum. Bu tavsiyeleri şöyle özetlemek istiyorum:
1. Çocuğunuzun ders programını ve derse giren öğretmenleri yazılı olarak evde veya üzerinizde bulundurun. Bu, hem programı takip etmenizi sağlayacak hem de okula görüşmeye gelince hangi öğretmeni hangi saatte görebileceğinize rehberlik edecektir. Ben, okula görüşme için gelip de öğretmen olmadığı için sinirlenerek geri giden çok veli görmüşümdür
2. Çocuğunuzun arkadaşlarını ve arkadaş çevresini tanıyın. Arkadaşlarını eve davet edin. Arkadaşlarının aileleriyle tanışmak için ziyaret edin veya evinize davet edin.
3. Çocuğunuza dersin veya ödevin var mı diye sormayın? Aslında sorma ihtiyacı duymayın. Çünki, program elinizde olmalı. O günün dersleri ödevleri sayılır. Tekrar etmesi gerekir.
4. Çocuğunuzun varsa problemlerini ve hastalıklarını öğretmenlere ve rehberlik ve psikolojik danışma servisine bildirin.
5. Çocuğunuzun yaş dönemi özelliklerini ve sorunlarını iyice öğrenin ve ona göre yaklaşın.
6. Çocuğunuzla hergün mutlaka sohbet edin. Ona zaman ayırın. Onunla duygu ve düşüncelerinizi paylaşmaktan kaçınmayın ve onun duygu ve düşüncelerine de önem verin. Ona, sizin tarafınızdan anlaşıldığını, onunla ilgilendiğinizi beden dilinizle de ses tonunuzla da belli edin. Göz teması kurmaktan ve gülümsemekten çekinmeyin.
7. Yaptıkları ve ilgilendikleri şeylerin sizin için ne kadar önemli ve değerli olduğunu gösterin. Katıldıkları faaliyetleri ve ilgilendikleri şeyleri sorun, okulda katıldıkları faaliyetlerin gösterilerine gidin. İlgilendiği şeylerle ilgili okuduğunuz bir yazı ya da resmi onunla paylaşın. 
8. Evinizde herkesin birbirine güveneceği bir ortam oluşturun. Duygularını, düşüncelerini, sevgisini, başarı ya da başarısızlıklarını, hayal kırıklıklarını aile fertleriyle rahatça paylaşabilen çocuklar özgüvenli olurlar. "Söylediğin kadar da kötü değilmiş" ya da "Geçer canım merak etme" şeklinde cevap verme yerine, onların duygu ve düşüncelerini ciddiye alın. 
9. Ve şu cümleleri tamamlayın
Çocuğumla hafta sonları ………………………………………….
Arkadaşlarını anlatırken …………………………………………..
Okuldan geldiğinde ………………………………………….
Sorumluluğunu yerine getirdiğinde …………………………
...
Velimiz ile yaptığım bu görüşme ile ilgili bir yazı yazıp yayınlayacağımı söylediğimde:
- Yaz hocam yaz, yaz ki kimse benim durumuma düşmesin.
Ve son sözüm: “Tüm anne babalara sevgi ve saygılarımla…”


Eşref Bolukçu

Psikolojik Danışman

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Twitter'da Takip Et

Portal Scripti: Medya İnternet